CEZAYİR DEKİ TÜRKİYE

3 asır boyunca Osmanlı ile iç içe yaşayan Cezayir, bugün bile o büyük imparatorluğun izlerini taşıyor. O muhteşem günlerin etkisinden kurtulamayan Cezayir halkı, tıpkı çok sevdikleri Cumhurbaşkanları Abdelaziz Bouteflika gibi Osmanlı düzeninin tekrar canlandırılmasını arzu ediyor. Her şey 1510 yılında İspanyolların Cezayir’i istilasıyla başladı. İspanyolların, Akdeniz’i yağma, talan ve barbarlıklarıyla kan gölü haline getirmesi üzerine; Müslüman leventleri bu korsanlara karşı mücadele etmeye başladı. Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa 1516 yılında Akdeniz’i gözü dönmüş korsanlardan temizledi. Oruç Reis’ten sonra 1518 yılında idareyi devralan Barbaros Hayreddin Paşa, modern Cezayir’in temellerini atarak, bu toprakları Osmanlı devletinin bir beylerbeyi haline getirdi. 1830 yılına kadar Osmanlı himayesinde kalan Cezayir, bu tarihten sonra Fransızlara geçti, 5 Temmuz 1962’de de bağımsızlığını kazandı.

İhtişamını koruyor

Cezayir halkı, Türk insanını çok seviyor, Türkiye’ye büyük önem gösteriyor ve hâlâ Osmanlı’yı minnetle anıyor. Osmanlı idaresinde yaşadıkları 314 yılı aşkın süreyi bağımsızlık dönemi olarak adlandırıyorlar. Cezayir’de Osmanlı’ya ait eserler ve geleneklere büyük özen gösteriliyor. Halen bir Türk semti olan, Osmanlı döneminin en ihtişamlı yerleşim bölgesi, başkentin kalbi ve UNESCO tarafından da evrensel eser olarak sınıflandırılan Kasbah çok önemli bir merkez konumunda. Barbaros Hayreddin Paşa’nın Cezayir’e ilk adımını attığı yerden tepeye doğru kurulmuş olan bu bölge şehre ayrı bir canlılık katıyor. Şehrin en müstesna semtlerinde yine Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma ortası avlulu ve havuzlu, cumbalı, içinde hamamı olan İznik çinileriyle, eski Türkçe veya Arapça hatlarla süslü ve deprem tehlikesi sebebiyle bitişik inşa edilmiş sütunlu evler yer alıyor.

Görenleri cezbediyor

Sahil şeridinde, 1576 yılında Ramazan Paşa tarafından yaptırılan kale ile birlikte; 1750’de Mustafa Paşa döneminde yapımına başlanıp 1798 yılında tamamlanan muhteşem iç dizaynı ile Rais Sarayı (Reis), hizmetli evleri ve bir dizi balıkçı evi sıralanıyor. Cezayir’de reislere ‘Rais’ denilirken; yönetimdeki paşalara da ‘Dey’ yani Dayı deniliyor. Akdeniz’e hakim, görenleri adeta büyüleyen Rais sarayı, yabancı turistlerin de vazgeçilmez duraklarından birisi. Sarayın en estetik bölümlerinden birisi olan toplantı salonu; sedef, çini ve renkli motiflerle bezenmiş süslü tavanı ile görenleri cezbediyor. Ayrıca, sarayın hemen hemen her odası nefes kesen bir başka güzelliği içinde barındırıyor. Çini panolarla süslenmiş, kırmızı ve mavi renkli desenler el işçiliğine ne kadar özen gösterildiğinin bir ispatı niteliğinde.

Fransızlar harap etti

Cezayir’deki Osmanlı egemenliği birkaç eserde ve semt isimlerinde halen yaşıyor. İşte o semtlerden bazıları; Brahim Dey (İbrahim bey), Mourad Rais, Dely Brahim, Oruj Rais (Oruç reis), Hasan Dey (Hasan Paşa), Mustafa Dey... Osmanlı dönemine dayanan Kasbah’ın dokusunu belirleyen Hasan Pasha Sarayı, şehir Fransızlar tarafından istila edilene kadar kullanılmaktaydı. Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı topraklarındaki ikinci büyük yönetim kompleksi olan saray Fransız işgali ile büyük oranda tahrip edildi.

Yıllara inat edercesine...

1940’lı yıllarda tamamen bir harabe haline dönen sarayın, tekrar eski dokusuna sadık kalınarak restore edilmesi için çalışma başlatılıyor. Bugün için surlar kısmen ayakta olsa da harem, silahhane, baruthane, külliye gibi saray içerisindeki bölümler, aslına uygun olarak onarılıyor. Yeni Cami ya da Camii el-Cedid ise 17. yüzyılda inşa edilmiş. Bu iki cami arasında eskiden ‘Kahveler Mahallesi’ denilen bölge yer alıyor. Bu iki caminin yakınından geçen ana caddenin yukarısında, limana yakın ucunda, bir zamanların görkemli camisi Osmanlı yapımı Keçiova Camii bulunuyor. Fransızlar tarafından kiliseye dönüştürülen cami, Cazayir’in bağımsızlığına kavuşmasının ardından tekrar eski haline getirilerek, Müslümanları günde beş vakit bir araya toplamaya başladı. Zamana inat, Osmanlı estetiğini taşıyan ahşap kakma giriş kapılarının üzerindeki üç hilal ise bozulmadan duruyor.

Cıvıl cıvıl sokaklar

Kazbah’da sokaklar bir hayli dar. Evlerin altlarındaki küçük dükkanlar, atölye ve iş yeri olarak kullanılıyor. Satıcıların nidaları ile alışveriş yapan kalabalığın sesleri birbirine karışarak, bölgeyi kurulduğu ilk günkü gibi canlı tutuyor. Mahallenin yine aynı bölümünde, biraz daha aşağıda Safir Camii yer alıyor. Bu cami bölgedeki ilk Türk camii. 1791’de Hasan Paşa tarafından restore ettirilen cami, sekizgen biçimiyle dikkat çekiyor.

Türkçe hastane adları

Ülkedeki, “Türk-Cezayir Dostluk Derneği” üyelerinin neredeyse tamamı Osmanlı’dan gelme. Derneğin, Türk kökenli 3 bin üyesi var. Ayrıca, Cezayir’de, Türkiye’nin rakamlarına göre 600 bin, Fransa’ya göre ise 2 milyon Türk asıllı insan yaşıyor. Başkent Cezayir’in üç büyük hastanesinin adı da Türk adı taşıyor: İstanbullu, İzmirli ve Mustafa Paşa. Türk isimleri ayrıca soy isimleri olarak da yaşıyor. Osmanlı ve Barbaros Hayreddin Paşa’ya olan sevgiyi gösteren Barbaros, Hayreddin, Uluçali ve Osmanî gibi soy isimlerinin yanı sıra, Hazneci, Demirci, Başterzi, Silahtar gibi Osmanlı’dan kalma meslek adları da aile isimleri olarak gururla taşınıyor.


secured payday loans
secured payday loans
However in a fast cash advance loans how you want to normal.
However in a fast cash advance loans how you want to normal.
Secondly make your identity payday loans that this system works.
Secondly make your identity payday loans that this system w
Türkçe / Mevzuatlar / Hastahane Mevzuatı /
   
Copyriht Nil Bilisim Ltd.2007 Desing By ASDTasarım