Körfezde Yatırım yapmak isteyenler için önemli bir açıklama.

Ben konuya kendi alanım olan inşaat sektörü açısından yaklaşacağım ve önemli olduğuna inandığım noktaları dikkatlerinize sunmaya çalışacağım. Bir de söylediklerim Körfez Bölgesinde halen iş yapan firmalar için tekrar olabilir, bunları daha ziyade dünyanın yaşadığı kriz sebebiyle yeni bölgeler ve yeni imkanlar arayan firmalarımız için takdim ediyorum.

• Arap Körfezi, uzun zamandır bir fırsatlar bölgesi olarak görülür ki doğrudur.

• Son kriz körfezde en çok Dubai’yi etkilemiştir. Sebebi ekonomisinin gücünü petrol veya tabii gaz kaynakları değil, yaratılan bir imaj ve oluşturulan etkin bir uluslararası ticaret ve servis sektöründen almasıdır. Güçleri tabii kaynaklarına dayalı diğer körfez ülkeleri Dubai kadar etkilenmemiş olsa da, işlerde önemli bir yavaşlama ve ötelenme gözlemlenmektedir.

• En çok duyulan sözlerden biri olan “Benim tanıdığım bir şeyh var, sana ihalesiz milyar dolarlık iş bağlar” lafı gerçeği yansıtmaz, aracılıktan nemalanmaya çalışanların bir söylemidir. Çoğunlukla, sizin de takip etseniz haberdar olacağınız ve piyasanın bildiği işlerin size aktarılmasından ibarettir. Yahut da özel bir girişimcinin veya işi almış bir müteahhidin ucuz şartlarla ikinci el yapımcı aramasıdır.

• İhalesiz proje azdır. Bazan “tekel” konumuna gelebilmiş firmalar işin finansmanına da katılarak görüşme yoluyla iş alabilir veya devletler arası etkin ilişkiler devreye girebilir. Ancak şirketler düzeyinde etkin ilişkinin sonucu çoğunlukla ortaya “bilgi temini” şeklinde çıkar.

• Körfez ülkelerindeki projeler için her yerde olduğu gibi, fikir çalışması ve olası finansman kaynaklarının tesbiti safhasından itibaren fizibilite çalışmaları yapılır. Projelerin rasyonel bir sistematiği vardır ve bu çalışmalarda ve uygulamada dünya markası olmuş firmalar yer alır.

• Uygulanan sistem, Türkiye’de alışılmış olandan biraz farklıdır. Çoğunlukla “Sabit Götürü Bedel” sistemi uygulanır. Fiili iş öncesi yapılması gereken evrak hazırlanışı (sunu/onay-submittal/approval sistemi) çok yoğun ve ciddidir. “Method Statement”, yani işi nasıl yapacağınızın detaylı metodolojisini onaylatmadan çivi çakamazsınız.

• Fiyat hazırlıklarınızı mutlaka yerinde ve piyasa şartlarını da dikkate alarak derinlemesine yapmanızı öneririm. Hiç bir başlığa, “Sonradan bir çözüm buluruz” anlayışı ile yaklaşılmamalıdır. Bildiğim kadarıyla körfez ülkelerinde müteahhitleri kendi dışlarında oluşan şartlardan kurtaran bir kararname henüz yürürlüğe konulmamıştır. Anlaşmaların, yeri gelirse, cezai şartları da dahil tüm olumsuz ve bağlayıcı maddelerinin uygulanacağının bilincinde olmak gerekir.

• Kalite Kontrol Sistemi çok ciddi uygulanır. Kaliteyi nasıl garantileyeceğiniz konusunda kendi metodolojinizi geliştirmiş olmanız beklenir ve uygulamanız denetlenir. İşin her safhasında kalite kontrol (third party) firmalarıyla çalışmanız gerekir. Zaten yaptığınız işi kabul ettirmeniz için tüm kalite kontrol evrakının tekemmül ettirilmesi şarttır.

• İşçi sağlığı ve güvenliği sistemi bir “teftiş furyası”ndan ibaret değildir.Sorumluluk tamamiyle size aittir ve Kalite Kontrol sistemi benzeri kendi şirket şartnamenizi hazırlamış olmanız gerekir. Risk analizleri ile bir tedbirler manzumesi oluşturmanız ve bu tedbirleri uygulamanız takip edilir.

• Yukarıda özetlemeye çalıştığım sistematik, zaman (dolayısı ile genel gider), eleman, baığmsız danışman firmalar ve ilaveten makine-ekipman filosu bakımından çok önemli maliyetler içerebilir.

• Malzeme onaylarında şartnamelere uygunluk, yaygınlıkla tatbik edilen ISO 9000 sistemi uyarınca titizlikle takip edilir. Önemli müşterilerin ve büyük projelerin danışman şirketlerinin “tercih edilen üreticiler ve markalar” listeleri vardır. Bu marka ve üreticilere karşın, “muadili ile idare ederim” yaklaşımı çok pahalıya patlayabilir.

• İnşaat sektörü malzeme üretici ve pazarlamacılarının bölge ülkelerinde mevcudiyet tesis edip, müşterilere ve mühendislik/müşavirlik firmalarına, kendilerini tanıtıp listelerine girmeleri önemlidir. Bu işlevi malzemeyi kullanacak müteahhit firmadan beklemek sonuç alıcı olmayabilir.

• Pazara yakın olabilmek, bölgedeki ucuz işgücünden faydalanmak ve nakliye bedelinden tasarruf etmek amacıyla bölgede yatırım yapmak isteyen Türk firmaları da bulunmaktadır.




Saygılarımla,

Muammer Arıkan
Başkan
Türk İşadamları Derneği-Katar

Türkçe / Haberler / Türk ve Arap dünyasından haberler /
   
Copyriht Nil Bilisim Ltd.2007 Desing By ASDTasarım